İnsan harcama sanatı

Medya,

 

İnsan harcama sanatı

Yeni Şafak Gazetesi yazarı ve sondevir yayın danışmanı Yaşar Süngü eğitimde temel yanlışlıklara ve zengin yoksul arasındaki teknolojik eşitliğe dikkat çekmiş

Ticari zekası olan bir çocuğu üniversitede hoca yapmaya kalkarsan hem üniversitede yer işgaline hem de ticarette elde edeceğin kazançlara veda etmiş olursun.

Matematik zekası olan bir öğrenciyi tarih dersinden sınıfta bırakırsan bir Einstein'dan mahrum olursun.

Sosyal zekası olan bir çocuğu da matematikten sınıfta bırakırsan Cemil Meriç, Necip Fazıl gibi insan yetiştiremezsin.

İsimler ve alanlar ilk aklıma gelenlerdir, siz başkalarını da ekleyebilirsiniz.

*

Bileği güçlü olan bir genci futbolcu yaparsan memleket yalnız bir adam kaybetmiş olmakla kalmaz, bir insan yetiştirmek için harcadığın bütün emekler boşa gider, zaman boşa gider, en önemlisi de ülkenin kalkınmasına katkıdan bulunacak önemli bir fırsatı kaçırmış olursun.

Diğer bütün alanları böyle kıyas edip alt alta sıraladığında, ata et, ite ot vermenin ne kadar büyük maliyeti olduğu görülür.

*

Tornavida, pense, kontrol kaleminin ne olduğunu bilmeyen çocuklarımızın bilgisayarda internet dünyasını alt üst etmesine seviniyoruz.

Cep telefonundan oyun bulup oynamasıyla gururlanıyoruz.

Eşyaları tamir etme gibi bir düşünce de kalktı.

Kapitalizmin insanları robota dönüştürdüğü otomasyon ve seri üretimle artık eşyaları tamir etmeye kalkmıyoruz bile.

Yeni moda bu: Kullan at.

Her evde kişi sayısı kadar bilgisayar ve akıllı telefon var.

Fakirinde de var, zengininde de.

Bütün ünlü markaların çakması anında üretilerek fakirlerin hizmetine sunuluyor.

Zengini peşin parayla takip ediyor teknolojiyi.

Fakiri “şimdi al seneye öde” kampanyası çerçevesinde 24 ay taksitle. 72 aylık taksit imkanı sayesinde bankaların takip ettiği kredi kartı borçlusu 1 milyon 10 bine kadar düşmüş.

Alışverişe devam!

Teknolojiyi takipte zengin fakir ayrımı yok!

*

Şehir çocuklarına sorsan fıstık, fındık, ceviz nerede yetişiyor diye “kuruyemişçide” der.

Biraz daha cin akıllısı hemen google amcaya sorar.

Babaya anneye ya da bir büyüğümüze sormayı ve danışmayı da unuttuk.

En büyüğümüz Google.

Aklımıza gelen her şeyi ona soruyoruz.

Doğruluğunu da hiç araştırmadan kabulleniyoruz.

*

Ama bakın Silikon Vadisi'nin göbeğinde E-Bay, Google, Apple, Yahoo ve Hewlett-Packard gibi teknoloji devi şirketlerin patronları çocuklarını teknolojiden uzak tutmaya çalışıyorlar.

Google'ın bir üst düzey iletişim bölümü çalışanı olan Alan Eagle, New York Times'a yaptığı açıklamada “App uygulamasının ya da iPad'in çocuğuma okumayı ya da matematiği daha iyi öğreteceği fikri çok komik” diyor.

5. sınıfa giden kızı henüz Google kullanmayı bilmiyor. Bunun yerine kızı, sınıfındaki diğer çocuklar gibi dikiş becerilerini güçlendirmeye çalışıyor.

Waldorf eğitim sistemine göre problem çözme ve matematik becerisi, örgü örmek, makas ya da bıçak kullanmak gibi ufak el becerileriyle gelişiyor.

El becerileri ve atlama, zıplama, tırmanma gibi hareket becerileri, 7 yaşından sonra zekaya dönüşüyor.

*

Finlandiya'da öğrenciler kendi eğitim programını kendi düzenliyormuş.

Kendilerine bol boş zaman ayırıp eğlenerek öğreniyorlarmış.

Çocuğun öğrenme programı onun bireysel ihtiyaçlarına göre düzenleniyormuş.

Aynı şey, okula uyum göstermeyen, sıkılan ya da öğrenim durumu programın ilerisinde olan çocuklar için de geçerliymiş.

Özel okul yokmuş ve eğitim harcamalarının tümü devlet tarafından destekleniyormuş.

Okullar birbirleriyle rekabet etmiyor, aksine yardımlaşıyormuş.

Okulların hemen hemen tümünün başarı düzeyi aynıymış.

Tüm çocuklar zeka ve becerileri ne olursa olsun aynı sınıflarda okuyormuş.

Herkes biliyor diye bizimkileri anlatmıyorum.

Yaşar Süngü / Yeni şafak



Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları sondevir.com sitesine aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.



Bu haber için yorum yapmak istiyorum!



İlgili Haberler