Son dakika haberleri,

 

PwC Aile Şirketleri Konferansı

- PwC Türkiye Başkanı Yalçın: - "2030 yılında Türkiye, dünyanın 12. ekonomisi olacak. 2050'ye kadar ortalama yıllık büyümesinin yüzde 3 olmasını bekliyoruz. Dünya ortalamasına kıyasla hiç fena değil" - "Dünya ekonomisinin geleceğine yönelik endişelerin yükseldiği ve sermayenin çok daha ihtiyatlı hareket etmeye başladığı bir dönemde Türkiye açısından boşa geçirecek tek bir saniyemiz bile yok"

İSTANBUL (AA) - PwC Türkiye Başkanı Haluk Yalçın, “2030 yılında Türkiye, dünyanın 12. ekonomisi olacak. 2050'ye kadar ortalama yıllık büyümesinin yüzde 3 olmasını bekliyoruz. Dünya ortalamasına kıyasla hiç fena değil.” dedi.

Yalçın, PwC Küresel Aile Şirketleri Araştırması’nın sekizincisinin açıklandığı PwC Aile Şirketleri Konferansı’ndaki konuşmasında, ekonomik gücün gelişmekte olan ülkelere kaydığını söyledi.

Araştırmanın sonuçlarına göre, dünya ekonomisinin 2050 yılına kadar bugünkünün iki katından fazla büyüyeceğinin görüldüğünü belirten Yalçın, “Türkiye hala önemli bir potansiyel ve çok önemli bir coğrafya. Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya, Endonezya, Meksika ve Türkiye'nin oluşturduğu E7 ülkeleri, bugün küresel ekonominin yüzde 35’ini oluşturuyor. 2050 yılında ise yüzde 50’sini oluşturacak. Bizim için bu yedilinin içinde kalabilmek yatırımların yönelmesi açısından önemli. 2030 yılında Türkiye, dünyanın 12. ekonomisi olacak. 2050'ye kadar ortalama yıllık büyümesinin yüzde 3 olmasını bekliyoruz. Dünya ortalamasına kıyasla hiç fena değil.” diye konuştu.

Yalçın, PwC bütün dünyadaki verileri baktığını ve satın alma gücüne göre değerleme yaptığını belirterek, Türkiye’nin gayri safi milli hasılaya (GSMH) göre dünya ekonomileri arasında 17. sırada olduğunu fakat satın alma gücüne göre ise 14. sırada olduğunu bildirdi.

Türkiye’nin 2030 yılında 1,7 trilyon dolarlık milli gelirle 12. sıraya çıkacağını kaydeden Yalçın, bunun Türkiye’nin 2023 hedefleriyle uyumlu olduğunu ifade etti.

Yalçın, şunları kaydetti:

"Yılbaşında açıkladığımız 20. PwC Küresel Üst Yönetici (CEO) Araştırması’nın da gösterdiği gibi, dünya ekonomisinin geleceğine yönelik endişelerin yükseldiği ve sermayenin çok daha ihtiyatlı hareket etmeye başladığı bir dönemde Türkiye açısından boşa geçirecek tek bir saniyemiz bile yok. Jeopolitik riskler ve dünya ekonomisindeki yavaşlığa rağmen, geçtiğimiz günlerde açıkladığımız PwC’nin ‘World in 2050’ raporunda görülen mükemmel potansiyele erişebilmek ve Türkiye’nin yakalaması muhtemel bu hedeflere ulaşabilmesi için koşması gerek. Bu hedef için içlerindeki dinamizm ve yatırımcı özellikleri ile bu coğrafyada fark yaratan aile şirketlerimizde büyüme, markalaşma ve endüstriyel yatırım hedeflerine yönelik olarak çok sıkı çalışmalı ve büyük adımlar atmalıyız. Atılacak bu adımlarda Türkiye’deki aile şirketleri en büyük paya sahip olacak. Bu çabayı gelecek kuşaklara borçluyuz."


- "Gelecek nesil önemli bir rol oynayacak"


PwC Global Aile Şirketi Hizmetleri Lideri Peter Bartels da araştırmanın küresel sonuçlarına ilişkin, “Dünyanın her yerindeki aile şirketlerinin büyük çoğunluğu dijital değişim karşısında savunmasız olduğuna inanmıyor ve pek çoğu dijital dünyaya uyumlu bir stratejiye sahip olduklarını belirtiyor. Bizim deneyimimiz, dijitalleşmenin etkisini küçümsediklerini gösteriyor. Deneyimlerimize göre gelecek nesli dinlemek ve dijital dönüşümü sağlayan aracılar olmalarını sağlamak çok yararlı. Gelecek nesil, aile şirketlerinin geleceğini inşa ederken önemli bir rol oynayacak." değerlendirmesinde bulundu.


- PwC Küresel Aile Şirketleri Araştırması’nın Türkiye sonuçları


Bu yıl sekizincisi gerçekleştirilen araştırmaya Türkiye’nin de aralarında yer aldığı 50 ülkede farklı sektörlerden 2 bin 800 üst düzey yönetici katıldı. Türkiye’den ise 500 aile şirketinin yer aldığı örneklem içinden istatistiki yöntemle seçilen 82 aile şirketi temsilcisi araştırmada yer aldı.

Araştırmada Türk aile şirketleri için başarının "aklın yolu" ile "kalbin sesi" arasında doğru yolu bulmaktan geçtiği vurgulandı.

Araştırma sonuçları, zorlu ekonomik koşullar ve artan değişim hızına rağmen Türk aile şirketlerinin dirençli bir şekilde başarıya odaklandıklarını gösteriyor. Türk aile şirketleri ile ilgili öne çıkan bazı sonuçlar şöyle:

Türkiye’deki aile şirketlerinin yüzde 71’inin satışları geçtiğimiz yıl artarken yüzde 89’u önümüzdeki dönemde yavaş da olsa büyüme öngörüyor.

Türkiye’de yüzde 10 ve üzerinde büyümeyi bekleyen aile şirketlerinin yüzde 85’i büyümeyi desteklemek için önce öz sermayesinden yararlanacak.

Uluslararası satışlar şu anda Türkiye’deki aile şirketlerinin cirolarının yüzde 36’sını oluşturuyor ve beş yıl içinde yüzde 44’e çıkması bekleniyor.

Önümüzdeki 12 ay içinde Türkiye’deki aile şirketlerinin gündemindeki en önemli konu piyasa koşulları ve döviz kurları olacak. Şirketin uzun vadede geleceğini garanti altına alma/sürdürülebilir olma Türkiye'deki (ve küresel) katılımcıların ana hedefi.

Türk aile şirketlerinin yüzde 54’ü henüz halefiyet planlarını yapmış değil. Halefiyet planlarını yaptıklarını belirtenlerin ise sadece yüzde 4’ü, belgelenmiş, güvenilir ve ilgili kişiler ile paylaşılmış bir halefiyet planına sahip.

Türkiye’deki aile şirketlerinin sahiplerinin yarısından fazlası şirket mülkiyetini bir sonraki nesle aktarmayı planlıyor.












Yasal Uyarı: Yayınlanan yazı ve haberin tüm hakları sondevir.com sitesine aittir. Özel izin alınmadan yazı ve haber hiçbir şekilde kullanılamaz. Ancak yazı ve haberin bir kısmı aktif link verilerek alıntılanabilir.



Bu haber için yorum yapmak istiyorum!



İlgili Konular » |

İlgili Haberler