Yazarlar

İbrahim Ethem Gören
İbrahim Ethem Gören
Maziye sahip çıkan adamlar-I Sami Tokgöz
Güncelleme: 16:51, 24 Haziran 2016 Cuma

Hamiş

Sondevir’deki köşemde medeniyetimize ait değerlere sahip çıkan koleksiyonerleri zaman zaman misafir etme niyetimdeyim. Bu cümleden olarak ülkemizin önde gelen hat sanatı koleksiyonerlerinden Sami Tokgöz’ün hat merakını sizlerle paylaşmak istedim. Önümüzdeki haftalarda Recep Ali Topçu’nun serencamına Ab-ı Hayat Koleksiyonu özelinde değinme niyetindeyiz inşallah…

İş adamı, koleksiyoner Sami Tokgöz için ‘Hattın kara sevdalı aşığı’ dersek isabet etmiş oluruz. Sami Tokgöz’ün hat sanatına olan ilgisini okuyunca siz de bu satırların yazarına hak verecektsiniz.

Sami Tokgöz

Konya’da başladığı yazı toplama aşkını, birkaç yol önce hat sanatının başkenti İstanbul’a taşıyan Sami Tokgöz 25 yıldır hurufatın içinde yaşıyor.

Koleksiyoner Tokgöz kâh güzel gözlü helerin içerisine giriyor, kâh keflerin serenine tutunuyor, kâh nunların çanağında medeniyetimizin yitirdiği hakikati arıyor.

Türk hattatların kaleme aldığı nadide hat eserlerinin izini sürerek birer birer satın alan Konyalı işadamı Sami Tokgöz’de binden fazla sayıda nitelikli hat eseri mevcut. 

Hat sanatı merakı, 25 yıl önce Mekke’de Harem’i Şerif’te Kâbe-i Muazzama’nın önünde ateşlenen Sami Tokgöz, Türkiye’ye döner dönmez Konyalı hattat Hüseyin Öksüz’e Mehmed Zahid Kotku Hazretleri’nin ismini yazdırmak için gitmiş. O günden bu yana  bu İslâm yazısına büyük bir sevda ile bağlanan muhatabımız koleksiyonunda mütemadiyen hattın bahar mevsimini yaşıyor.

Sanat camiasından ve ‘piyasa’dan bugüne kadar 1.000 civarında hat eseri, bunun yanı sıra 350 civarında ebru levhası ve hatırı sayılır miktarda tespih toplayan Tokgöz’ün şahsi müzesinde ünlü hattatlardan Şeyh Hamdullah, Kazasker Mustafa İzzet Efendi, Sami Efendi, Hulusi Efendi, Necmeddin Efendi, Şevki Efendi, Şefik Bey, Bakkal Arif, Hamid Bey, Halim Efendi ve Ali Alparslan’a ait hat eserleri ile ebrucu Mustafa Düzgünman ile Fuat Başar’ın ebru levhaları yer alıyor.  

Bu bir sevda; hem de karasevda. Piyasada bir hat levhası gördüğümde kalbimin ritmi değişiyor, dizlerimin bağı çözülüyor, hâlet-i ruhiyem farklılaşıyor, adrenalim yükseliyor” diyen Sami Tokgöz, hedefini de şöyle açıklıyor:

Hedefim şu, almak istediğim, tesbit ettiğim yazılar daha var. Bunları hat koleksiyonuma kazandırmak istiyorum. Ben bizim hattatlarımıza ‘Hattın Sultanları’ diyorum. Ecdadımız er meydanında kılıçlarını ustalıkla savururken hattatlarımız da kamış kalemlerini ustalıkla kullanmışlar. Böylelikle Hattın Sultanları ortaya çıkmış. Hattın Sultanlarından bir miktar daha eksiğimiz var, bunları temin etmek istiyorum.” 

Hat eserlerini toplamaya başladığı ilk yılları, “Hat sanatıyla tanıştığım ilk yıllarda bu sanata pek rağbet yoktu. Bir öğle yemeği parasına yazı bulabiliyordunuz” cümleleriyle değerlendiren Tokgöz,  “Nazif Efendi’nin ve Mustafa Rakım’ın yazıları geldi, kıymetini bilemediğim için almadım” diyerek hayıflanıyor.

Şimdilerde hat sanatının değerlendiğini, yazıların kıymetini bulmaya başladığını ve  koleksiyonerlerin arttığının belirten Tokgöz, bundan sonra karşısına çıkacak fırsatları kaçırmak istediğini söylüyor.

Geçtiğimiz yıllarda bir  müzayedede Mustafa Rakım’ın bir yazısının iki yüz bin dolara satıldığını örnek veren işadamı Tokgöz, “Türkiye ekonomisi gelişip güçlendikçe hat sanatı daha da kıymetlenecek, hattatlarımızın değeri anlaşılmaya başlayacak ve böylelikle klasik İslâm-Türk sanatları, öz sanatımız olarak ortaya çıkacaktır” inancını taşıyor. 

Şahsi müzesinde bulunan eserlerin kataloğunu yayınlayarak hat severlerin hizmetine sunmayı düşündüğünü belirten Tokgöz, “Bu levhalar her ne kadar benim uhdemde olsa da ülkemize ve medeniyetimize aittir. 70 milyona aittir, insanlığa aittir” diyor.

Tokgöz ayrıca Kültür Bakanlığının öncülük etmesi halinde İstanbul’da yahut yurtdışında da sergi düzenleyebileceğini kaydediyor. 

Satın aldığı ilk hat eserinin dünyanın en iyi hattatı olarak nitelendirdiği Konyalı hattat Hüseyin Öksüz’ün kaleme aldığı Asr Suresi levhası olduğunu söyleyen Sami Tokgöz, Hamid Hoca’nın, Halim Efendi’nin, Kemal Batanay’ın, Necmeddin Efendi’nin ve Ali Alparslan’ın talebelerinin ve talebelerinin öğrencilerinin halen çok sayıda hat sanatçısı yetiştirmekte olduğunu ve bu keyfiyetin memnuniyet verici olduğunu belirterek koleksiyon meraklılarına ve öz sanatlarımıza ilgi duyanlara mesajını üç cümleyle şöylece özetliyor:

Koleksiyonerlik medeniyete ve maziye sahip çıkmaktır. Genç kardeşlerime tavsiyem şudur ki mutlaka gelenekli sanatlarımızı ve temsilcilerini tanısınlar; ellerinden geliyorsa bir ustanın önünde diz çökerek “Rabbi yessir”e başlasınlar. Böylelikle genç kardeşlerimiz öz sanatlarımızdaki güzellikleri, fark edebilecek bir ruh inceliğine sahip olabilirler.”

 

 


Bu haber için yorum yapmak istiyorum!




Safa Mürsel
Safa Mürsel
11:29, 16 Şubat 2016 Salı
  Bir devlette kanun yapma yetkisinin meclise ait olması, o kanunu uygulama yetkisinin hükümete bırakılması ve adaletin yargı eliyle karşılanması kuvvetler ayrılığı olarak tanımlanıyor. Batı...
Mahmut Çetin
Mahmut Çetin
23:33, 16 Şubat 2016 Salı
1.Pomaklar’a ikili tezgah HDP bileşenlerinden en şaşırtıcı hareketlerden biri Demokratik Pomak Hareketi … Pomaklar , Bulgaristan ve Yunanistan sınırları içinde yaşayan Müslüman bir halk. Pomaklar üzerinde bütün güç...
Fevzi Öztürk
Fevzi Öztürk
15:52, 22 Nisan 2014 Salı
Ekonomimizin balans ayarcılarının başı olan patronlar kulübü TÜSİAD zaman zaman görüşlerini açıklar ve büyük kıyamet kopar. Bazen bu görüş sözlü olur, bazen de hazırlatılan bir rapor....
Yaşar Süngü
Yaşar Süngü
05:06, 29 Haziran 2016 Çarşamba
İngiliz halkının, 'AB'ye hayır' kararı ve ardından kararın dünyadaki etkisi, bir delinin kuyuya taş atıp, 20 akıllının taşı çıkarmaya çalışmasına benzedi. AB üyesi devletler ve Türkiye, İngiltere'nin AB'den ayrılması durumunda çıkacak duruma...