Yazarlar

Yaşar Süngü
Yaşar Süngü
Yoksul yaşayan sivri dilli ünlüler
12:15, 10 Temmuz 2016 Pazar

Şair-i Azam diye tanınan, büyükelçilik rütbesiyle devlet hizmetinde bulunan Abdülhak Hamit, bir gün Beyoğlu'nda kendi adı verilmiş olan bir sokaktan geçerken birçok münevver ve bürokratın özlemini ifade edercesine, içini çekerek şöyle demiş: Aah, ne olurdu şu sokağa adımı vereceklerine, buradan bana bir ev verselerdi!

*

Palamutun fakir yemeği olduğu İstanbul'un bir döneminde ressam Çallı İbrahim, Yahya Kemal'in kalmakta olduğu Park Otel'e ziyarete gelmiş.

Birlikte yemeğe çıkmışlar. Çallı İbrahim kendisine levrek tava ısmarlamış.

Balık gelince Çallı balıktan bir lokma almış ve yüzünü ekşiterek garsona:

“Bu levrek değil, buz gibi palamut” demiş.

Garson, hayır efendim levrek deyince Yahya Kemal araya girmiş;

Garson boşuna iddia etme!

Palamutu Çallı İbrahim kadar kimse tanımaz.

Zavallının ömrü palamut yemekle geçti.

*

Şair Arif Nihat Asya İstanbul'da Hilton'dan başka lüks otelin olmadığı bir dönemde şunu yazmış:

Eller seyreder İstanbul'u Hilton'dan

Biz seyrederiz Hilton'u İstanbul'dan.

Yani İstanbul'da değişen bir şey yok!

*

“Hayatımda iki şeyin millisini sevmedim” derdi yazar ve yayıncı (1917-19839) Osman Yüksel Serdengeçti; Milli Şef ve Milli Piyango.

Matbaasında lise ve üniversite öğrencilerini çalıştırır, hak ettiklerinden fazla harçlık verirdi.

Öğün vakti geldiğinde lokanta yerine matbaada mevsime göre kağıt üzerine sofra kurarak yemek yerlerdi.

Bir gün yemekte bulunan bir delikanlı taze ekmekten kopardığı büyük parçaları salatanın suyuna sünger gibi bandırıp atıştırıyormuş.

Osman Yüksel bakmış salatada su kalmayacak, millet da aç kalacak, genci şöyle ikaz etmiş;

Ulan kerata, bataklık mı kurutuyorsun, biraz yavaş ol!

*

Necip Fazıl'a sormuşlar;

Üstad sizin arabanız yok mu?

Cevap vermiş: Olacak, ona en son bineceğiz.

O da ünlü yoksullardan biriydi.

*

“Bu kadar cehalet ancak tahsille mümkün olur.”, “Bu ülkede ilgililer bilgisiz, bilgililer de ilgisizdir.”, “Türkiye'de aydın geçinenler Doğu'ya doğru seyreden bir geminin güvertesinde Batı yönünde koşanlardır” sözlerini twitter ve facebook müdavimleri çok duymuştur ve çok kullanmıştır.

Bu sözlerin sahibi olan Sakallı Celal, iyi bir eğitim görmüş, görgülü, kültürlü, birikimli aydınlar zümresindendir.

Hayatını yoksul yaşamış ünlülerden biridir.

Geçimini sağlamak için kapıcılık ve hamallık yapmaktan bile çekinmemiştir.

Ünlü turist gemisi, “Ankara” ile İstanbul'dan İzmir'e çımacılık (halat toplayan) karşılığında gitmesi onun hal durumunu anlatan ilginç anekdotlardan biridir.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN


Bu haber için yorum yapmak istiyorum!




İbrahim Ethem Gören
İbrahim Ethem Gören
00:01, 10 Temmuz 2016 Pazar
  Ramazan-ı Şerif, Kur’an-ı Kerim ayı... Kur’an-ı Kerim, malum olduğu üzere Kadir gecesinde Sevgili Peygamberimize (sav) inzal edilmeye başlandı. O gün bugündür Hira Dağı’nda “ İkra bism-i rabbi-kellezî halak . /Yaratan...
Mahmut Çetin
Mahmut Çetin
00:01, 10 Temmuz 2016 Pazar
1.Türk Yurdu dergisi ve Gönüllerde Birlik Vakfı   İstanbul ’dan memleketim Ankara ’ya taşındım. Ankara ve İstanbul ilişkileri birbirinden çok farklı. Artık daha fazla kitaplarla birlikte olabiliyorum. Aslında sadece kitaplarla değil...
Safa Mürsel
Safa Mürsel
00:00, 10 Temmuz 2016 Pazar
Tarihte pek yabancısı olmadığımız, ama aşmasını bildiğimiz gerilimli bir süreçten geçiyoruz. Bir asır önceki savaş, devlet ve millet olma bilincimizi tahribe çalışıyordu. Siyaseten kısmi sonuç alsa da, bizi var eden tarih...
Prof Dr Mehmet Sabri Çelik
Prof Dr Mehmet Sabri Çelik
10:34, 14 Haziran 2016 Salı
Ülkemizde üniversitelerimiz acilen kaliteli bilim yapma ve bilgi üretmede dünya ve Avrupa ile entegreolmalıdır. Buna zemin hazırlayan araştırma destek programları marifetiyle projeler üretilmelidir. İTÜ’nin yeni dönem rektör adayı olarak, AB...
Dr Mustafa Bilal Alkan
Dr Mustafa Bilal Alkan
16:13, 25 Nisan 2016 Pazartesi
  Geçtiğimiz hafta 10 Ekim “Dünya Ruh Sağlığı Günü”ydü. Şöyle bir söz vardır bilirsiniz sizler de; “İnsanlar para kazanmak için önce sağlıklarını harcarlar sonra sağlıklarını kazanmak için paralarını harcarlar.” Bütünsellik içinde sağlığımız;...
Ayşen Laçinel
Ayşen Laçinel
15:03, 28 Mart 2016 Pazartesi
Farkındalık ve algı yönetimini değerlendiren AL Danışmanlık Genel Müdürü, Marka Yönetimi ve İnsan Kaynakları Danışmanı Ayşen Laçinel, “Kişinin önce kendi farkındalığını ve yarattığı algının farkındalığını görmesi, hemen ardından hedeflediği...
Salim Ünsal
Salim Ünsal
15:30, 25 Mart 2016 Cuma
YGS sonuçlarına puan ve sıralama değerleri üzerinden ayrı ayrı bakmak ve değerlendirmeyi bu iki sayısal veri üzerinden yapmak doğru olacaktır. Puan olarak sonuçları incelediğimizde 2015 yılından çok uzaklaşmış puanlar görmedik. Genel olarak...
Yücel Oğurlu
Yücel Oğurlu
00:09, 17 Mart 2016 Perşembe
Çocuk yıllarımızın geçtiği 70`li yıllarda, hayata yeni atılacak gençlere, hiçbir iş bulamayanlara veya işleri bozulup bütün ümidini yitirenlere `pazarda limon tezgahı aç` veya `ayaküstü limon sat geçimini sağla, kimseye muhtaç olma` denilirdi....
Yaprak Veziroğlu
Yaprak Veziroğlu
14:22, 20 Ocak 2016 Çarşamba
Tüm anne babalar çocuklarının başarılı olmasını isterler. Onlar için birer gelecek planı hazırlarlar. Çoğunlukla en az kendi ulaştıkları hedefler, hatta daha iyisi arzulanır. Bazen de ulaşamadıkları hedeflere çocuklarının vasıtasıyla ulaşmak...
Ahmet Serin
Ahmet Serin
15:31, 14 Aralık 2015 Pazartesi
  Yaşadığımız dünya, her şeyin bozulduğu bir dünya. Önce insanlar bozuldu, sonra çağ ve sonra bozulan insanların elinin değdiği her şey… Oysa inancımız bize, her şeye saygı duymayı, her şeyle barışık yaşamayı öğütlüyor. Bir şey neyse, o...
M Celaleddin Gökçek
M Celaleddin Gökçek
11:22, 23 Ekim 2015 Cuma
Adı Fuzulî kendi hakikatli olan bir “bilen” zat ile başlayalım; Mah-ı Muharrem oldu, meserret haramdır, Matem bugün şeriate bir ihtiramdır. Okuyana da soralım, kimlerdensiniz diye; Batıla...
Ahmet Beyazgül
Ahmet Beyazgül
14:50, 11 Ekim 2015 Pazar
1976 yılında Uşak'ta okurken komünistlerin kaldığı bir yurt vardı. Bütün eylemler bu yurtta organize edilirdi. Uşak'ın en işlek caddesi olan İsmetpaşa Caddesi'nde haftada en az bir iki yürüyüş yaparlardı. Kaldığımız yurdun yemekhanesinin...
Salih Ünüvar
Salih Ünüvar
10:01, 24 Aralık 2015 Perşembe
ÇOCUK Kara kaşlı kara gözlü bir çocuk Oyun oynamakta sokakta Kimi zaman top peşinde koşmakta Kimi zaman da kaçanı kovalamakta Gülüyor, mutlu, yok derdi Çocuğu gören bir adam geldi Okşadı çocuğun başını, onu sevdi Ona çeşitli hediyeler...
Ünal Şahin
Ünal Şahin
11:55, 28 Ağustos 2015 Cuma
Hopa Sel Felaketine Farklı Bir Açıdan Bakış Öncelikle şunu belirtelim ki; Yüce Allah, bu güzel vatanımızı her türlü semavive arazi afetlerden muhafaza etsin. Artvin ili ve ilçelerinde bu selden dolayı hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet,...
Elif Ekşi Zorer
Elif Ekşi Zorer
11:59, 18 Eylül 2015 Cuma
  Geçen gün mesaj kutuma düşen bir mail yüreğimde uyumaya mahkûm edilmiş bazı hislerimi uyandırdı. Aynen şöyle yazıyor; " Elif hanım, yazılarınızı uzun zamandır takip ediyorum, bir bayan olarak siyasi konularda fikrinizi merak...
Tülay Demircan Koyuncu
Tülay Demircan Koyuncu
11:01, 13 Ekim 2015 Salı
 Kim olursa olsun Ne sebepte olursa olsun Terörün yüzü "kara"dır. Yürekler yanar, analar ağlar, ateş düştüğü yeri yakar. Bir oyun oynanmakta. Amacın ne olduğu açıkça görülmektedir. Vatanımızı kana bulamak, kardaşı kardaşa kırmak. Bu oyunlar...
Faysal İnci
Faysal İnci
14:37, 10 Temmuz 2015 Cuma
Çin'le 24 yıllık iş ilişkileri bulunan ve toplamda 8 yıl bu ülkede ikamet eden bir kişi olarak son dönemlerde yoğun olarak gündeme gelen Çin ve Uygur bölgesi ile ilgili kanaatlerimi paylaşmayı arzu ediyorum  Öncelikle Doğu Türkistan tarihinden...
Bahadır Gürler
Bahadır Gürler
11:14, 11 Ocak 2016 Pazartesi
Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde ‘soytarı’ kelimesinin mânâsı “ Söz ve davranışlarıyla halkı güldürüp eğlendiren kimse, maskara” olarak ifade edilmiştir; hakaret içermeyen bir kelimedir denebilir. Binâenaleyh, eski zamanların hilâfına...