Yazarlar

Yaşar Süngü
Yaşar Süngü
İş dünyasında 15 Temmuz ruhu
07:14, 24 Temmuz 2016 Pazar

15 Temmuz gecesi herhangi bir Avrupa ülkesinde yaşansaydı ne olurdu?

Bir darbeyi silahsız olarak önleyen o halk kahraman ilan edilirdi.

O devlet de böyle bir halka sahip olduğu için ekonomik, siyasal ve sosyal olarak en sağlam ülke konumuna yükseltilirdi.

Ekonomik kredisi yükselir, yerli ve yabancı yatırımcılar için cazip bir ülke olurdu.

Ama sözkonusu ülke Türkiye olunca işler değişiyor.

Yaşadığımız her ekonomik krizde olduğu gibi.

*

Peki neden leş kargaları gibi hareket eden kredi notu kuruluşları askeri darbe gerçekleştirilmiş gibi hareket ettiler.

15 Temmuz gecesi yapılamayanı ekonomide yapmak için.

Başarırlar mı?

Şirketler ürünlerine zam yaparsa başarırlar

Yatırımları durdurursak başarırlar.

İşçi çıkarırsak başarırlar.

Şirketi küçültürsek başarırlar.

Dolar ve altın biriktirirsek başarırlar.

Borsada hisselerimizi satarsak başarırlar.

Faizleri artırırsak başarırlar.

Yani iş dünyasında 15 Temmuz ruhu oluşmazsa başarırlar.

*

Toplumda yaşanan büyük olaylar yukarıdan atılan parça tesirli bombaya benzer.

Yüksek tahrip gücü olan bomba düştüğü yerin coğrafi şeklini nasıl değiştiriyorsa, büyük sosyal olaylar da toplumda bomba etkisi gösterir.

İnsanların bakış, görüş ve zihniyetini değiştirir.

Olayın sıcaklığında karar vermek yanlıştır.

O (SAV), “sizin en güçlünüz öfkesine hakim olandır” der ve şöyle uyarır; Biriniz ayakta iken öfkelenirse hemen otursun. Öfkesi geçerse ne ala, geçmezse yatsın.

*

Yalan yanlış bir sürü uçuk kaçık haberlerin uçuştuğu bu günlerde duyduklarınızı akıl terazisinde tartmadan inanmayın.

Acele karar vermenin yanlışlığını anlatan şöyle güzel bir hikaye anlatılır:

Yaşlı fakir bir köylünün dillere destan bir beyaz atı varmış. Kral bu at için ihtiyara büyük bir servet teklif etmiş ama adam satmamış.

Bir sabah kalkmışlar ki, at yok.

Köylüler “Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın” demişler.

İhtiyar “Karar vermek için acele etmeyin. Sadece at kayıp” demiş.

Köylüler gülmüşler. 15 gün sonra kayıp at, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp dönmüş.

Köylüler "Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var” demişler.

“Karar vermek için gene acele ediyorsunuz” demiş ihtiyar. “Sadece atın geri döndüğünü söyleyin.”

Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış.

Köylüler gene gelmişler, “Bir kez daha haklı çıktın. Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın” demişler.

İhtiyar “O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu” demiş.

Birkaç hafta sonra düşmanlar hanedanlığa çok büyük bir ordu ile saldırmış.

Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere gönderme emrini vermiş. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar.

Köylüler, gene ihtiyara gelmişler. “Gene haklı çıktın. Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer…”

“Siz erken karar vermeye devam edin” demiş, ihtiyar.

“Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde.

Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu sadece Allah biliyor.”

*

Öykünün sahibi Lao Tzu der ki:

Acele karar vermeyin.

Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının.

Karar; aklın durması halidir.

Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur.

Buna rağmen akıl, insanı daima karara zorlar.

Oysa gezi asla sona ermez.

Bir yol biterken yenisi başlar.

Bir kapı kapanırken, başkası açılır.

Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz.

*

Bu halk o gece bütün dünyaya Bediüzzaman Said Nursi'nin dediği gibi, “Ekmeksiz yaşarım hürriyetsiz yaşayamam” dedi.

Hristiyan ve özellikle İslam dünyasına özgürlüklere nasıl sahip çıkılacağını uygulayarak gösterdi.

Uzun süredir ilk kez darbeye karşı birlikte göğüs gerdi.

Siyasal ayrımı unuttu.

*

Birbirimizi hainlikle suçlarsak, darbeciler kazanır.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN


Bu haber için yorum yapmak istiyorum!




İbrahim Ethem Gören
İbrahim Ethem Gören
00:01, 10 Temmuz 2016 Pazar
  Ramazan-ı Şerif, Kur’an-ı Kerim ayı... Kur’an-ı Kerim, malum olduğu üzere Kadir gecesinde Sevgili Peygamberimize (sav) inzal edilmeye başlandı. O gün bugündür Hira Dağı’nda “ İkra bism-i rabbi-kellezî halak . /Yaratan...
Mahmut Çetin
Mahmut Çetin
00:01, 10 Temmuz 2016 Pazar
1.Türk Yurdu dergisi ve Gönüllerde Birlik Vakfı   İstanbul ’dan memleketim Ankara ’ya taşındım. Ankara ve İstanbul ilişkileri birbirinden çok farklı. Artık daha fazla kitaplarla birlikte olabiliyorum. Aslında sadece kitaplarla değil...
Safa Mürsel
Safa Mürsel
00:00, 10 Temmuz 2016 Pazar
Tarihte pek yabancısı olmadığımız, ama aşmasını bildiğimiz gerilimli bir süreçten geçiyoruz. Bir asır önceki savaş, devlet ve millet olma bilincimizi tahribe çalışıyordu. Siyaseten kısmi sonuç alsa da, bizi var eden tarih...
Prof Dr Mehmet Sabri Çelik
Prof Dr Mehmet Sabri Çelik
10:34, 14 Haziran 2016 Salı
Ülkemizde üniversitelerimiz acilen kaliteli bilim yapma ve bilgi üretmede dünya ve Avrupa ile entegreolmalıdır. Buna zemin hazırlayan araştırma destek programları marifetiyle projeler üretilmelidir. İTÜ’nin yeni dönem rektör adayı olarak, AB...
Dr Mustafa Bilal Alkan
Dr Mustafa Bilal Alkan
16:13, 25 Nisan 2016 Pazartesi
  Geçtiğimiz hafta 10 Ekim “Dünya Ruh Sağlığı Günü”ydü. Şöyle bir söz vardır bilirsiniz sizler de; “İnsanlar para kazanmak için önce sağlıklarını harcarlar sonra sağlıklarını kazanmak için paralarını harcarlar.” Bütünsellik içinde sağlığımız;...
Ayşen Laçinel
Ayşen Laçinel
15:03, 28 Mart 2016 Pazartesi
Farkındalık ve algı yönetimini değerlendiren AL Danışmanlık Genel Müdürü, Marka Yönetimi ve İnsan Kaynakları Danışmanı Ayşen Laçinel, “Kişinin önce kendi farkındalığını ve yarattığı algının farkındalığını görmesi, hemen ardından hedeflediği...
Salim Ünsal
Salim Ünsal
15:30, 25 Mart 2016 Cuma
YGS sonuçlarına puan ve sıralama değerleri üzerinden ayrı ayrı bakmak ve değerlendirmeyi bu iki sayısal veri üzerinden yapmak doğru olacaktır. Puan olarak sonuçları incelediğimizde 2015 yılından çok uzaklaşmış puanlar görmedik. Genel olarak...
Yücel Oğurlu
Yücel Oğurlu
00:09, 17 Mart 2016 Perşembe
Çocuk yıllarımızın geçtiği 70`li yıllarda, hayata yeni atılacak gençlere, hiçbir iş bulamayanlara veya işleri bozulup bütün ümidini yitirenlere `pazarda limon tezgahı aç` veya `ayaküstü limon sat geçimini sağla, kimseye muhtaç olma` denilirdi....
Yaprak Veziroğlu
Yaprak Veziroğlu
14:22, 20 Ocak 2016 Çarşamba
Tüm anne babalar çocuklarının başarılı olmasını isterler. Onlar için birer gelecek planı hazırlarlar. Çoğunlukla en az kendi ulaştıkları hedefler, hatta daha iyisi arzulanır. Bazen de ulaşamadıkları hedeflere çocuklarının vasıtasıyla ulaşmak...
Ahmet Serin
Ahmet Serin
15:31, 14 Aralık 2015 Pazartesi
  Yaşadığımız dünya, her şeyin bozulduğu bir dünya. Önce insanlar bozuldu, sonra çağ ve sonra bozulan insanların elinin değdiği her şey… Oysa inancımız bize, her şeye saygı duymayı, her şeyle barışık yaşamayı öğütlüyor. Bir şey neyse, o...
M Celaleddin Gökçek
M Celaleddin Gökçek
11:22, 23 Ekim 2015 Cuma
Adı Fuzulî kendi hakikatli olan bir “bilen” zat ile başlayalım; Mah-ı Muharrem oldu, meserret haramdır, Matem bugün şeriate bir ihtiramdır. Okuyana da soralım, kimlerdensiniz diye; Batıla...
Ahmet Beyazgül
Ahmet Beyazgül
14:50, 11 Ekim 2015 Pazar
1976 yılında Uşak'ta okurken komünistlerin kaldığı bir yurt vardı. Bütün eylemler bu yurtta organize edilirdi. Uşak'ın en işlek caddesi olan İsmetpaşa Caddesi'nde haftada en az bir iki yürüyüş yaparlardı. Kaldığımız yurdun yemekhanesinin...
Salih Ünüvar
Salih Ünüvar
10:01, 24 Aralık 2015 Perşembe
ÇOCUK Kara kaşlı kara gözlü bir çocuk Oyun oynamakta sokakta Kimi zaman top peşinde koşmakta Kimi zaman da kaçanı kovalamakta Gülüyor, mutlu, yok derdi Çocuğu gören bir adam geldi Okşadı çocuğun başını, onu sevdi Ona çeşitli hediyeler...
Ünal Şahin
Ünal Şahin
11:55, 28 Ağustos 2015 Cuma
Hopa Sel Felaketine Farklı Bir Açıdan Bakış Öncelikle şunu belirtelim ki; Yüce Allah, bu güzel vatanımızı her türlü semavive arazi afetlerden muhafaza etsin. Artvin ili ve ilçelerinde bu selden dolayı hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet,...
Elif Ekşi Zorer
Elif Ekşi Zorer
11:59, 18 Eylül 2015 Cuma
  Geçen gün mesaj kutuma düşen bir mail yüreğimde uyumaya mahkûm edilmiş bazı hislerimi uyandırdı. Aynen şöyle yazıyor; " Elif hanım, yazılarınızı uzun zamandır takip ediyorum, bir bayan olarak siyasi konularda fikrinizi merak...
Tülay Demircan Koyuncu
Tülay Demircan Koyuncu
11:01, 13 Ekim 2015 Salı
 Kim olursa olsun Ne sebepte olursa olsun Terörün yüzü "kara"dır. Yürekler yanar, analar ağlar, ateş düştüğü yeri yakar. Bir oyun oynanmakta. Amacın ne olduğu açıkça görülmektedir. Vatanımızı kana bulamak, kardaşı kardaşa kırmak. Bu oyunlar...
Faysal İnci
Faysal İnci
14:37, 10 Temmuz 2015 Cuma
Çin'le 24 yıllık iş ilişkileri bulunan ve toplamda 8 yıl bu ülkede ikamet eden bir kişi olarak son dönemlerde yoğun olarak gündeme gelen Çin ve Uygur bölgesi ile ilgili kanaatlerimi paylaşmayı arzu ediyorum  Öncelikle Doğu Türkistan tarihinden...
Bahadır Gürler
Bahadır Gürler
11:14, 11 Ocak 2016 Pazartesi
Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde ‘soytarı’ kelimesinin mânâsı “ Söz ve davranışlarıyla halkı güldürüp eğlendiren kimse, maskara” olarak ifade edilmiştir; hakaret içermeyen bir kelimedir denebilir. Binâenaleyh, eski zamanların hilâfına...