Yazarlar

Yaşar Süngü
Yaşar Süngü
Truva atları
13:31, 14 Ağustos 2016 Pazar

İstanbul, Ankara ve İzmir'de 11-15 Temmuz ile 16-31 Temmuz tarihleri arasındaki e-ticaret verileri karşılaştırılmış.

15 Temmuz gecesi saat 23.00'ten 16 Temmuz'un sabahına kadar online alışveriş sıfıra yakın seviyelerde.

17 Temmuz Pazar gününü normal günlerin yüzde 80 altında rakamlarla geçiren e-ticaret sektörü, 18 Temmuz Pazartesi gününden itibaren normale dönmüş.

15 Temmuz'un etkisi kısa sürse de her yıl yüzde 25'ler civarında büyüyen e-ticaret sektörü, ilk kez bir ayı eksi büyümeyle kapatmış.

Temmuz 2016'da online alışverişteki düşüş, bir önceki aya göre yüzde 17 olmuş.

16-31 Temmuz arasındaki online alışveriş ise, Temmuz'un ilk yarısına göre yüzde 27 daha düşük gerçekleşmiş.

e-ticaret pazarında Temmuz ayında yaşanan küçülme 1 milyar TLcivarında.

Böyle büyük bir krizi 1 ay içinde atlatabiliyorsak bayağı ilerleme kaydetmişiz.

*

İş dünyasında ve hayatta başarılı ve mutlu olmak istiyorsan, yediğinden, içtiğinden, konuştuğundan, gördüğünden lezzet almak istiyorsan, hayatı seviyorsan, nimete şükretmek istiyorsan şu 3 insan tipinden uzak duracaksın:

1-Saygısızlar 2-Kötümserler 3-Kıymet bilmeyenler.

*

İki çeşit tüccar vardır:

1-Mal ve hizmet satanlar

2-Din ve ahlak satanlar

Mal ve hizmet satan tüccarlar ürettikleri mal ve hizmetin karşılığında belirli bir kar elde ederler.

Kazançları, sattıkları mal ve hizmetin değeri ile ortaya çıkar.

Mal ve hizmet büyükse kazançları da büyük olur.

İkinci çeşit tüccarlara gelince; onların ürettikleri mal veya hizmet yoktur.

Kandırma ve aldatma üzerine kurulu bir ticaretleri vardır. Dinî kural ve değerleri satarlar.

Herkesin değer verdiği ve herkeste de az çok var olan şeyleri yani.

Din üzerinden dünyada madden ve manen çıkar elde etmeyi amaçlarlar.

İslam filozofu Kindî onları şöyle anlatır: Din tüccarlarının düşünce ufukları karanlıktır, O yüzden gerçeği göremezler.

Saldırgan ve zalimdirler.

Haksız yere işgal ettikleri makamları korumak için ahlaklı insanları küçümserler

Tek amaçları makam ve mevki sahibi olmaktır.

Bunun için ne din, ahlak ne satmak, ya da ne kullanmak gerekiyorsa onları yaparlar.

Bir şeyin ticaretini yapan onu satar, sattığı ise artık kendisinin değildir.

Gösterişçi dindarlık onların görünen yüzüdür.

Gösterişçi dindarlık, İslam'ın yasakladığı riyakarlığın ta kendisidir.

Dünya küreselleştikçe, riyakarlık da küresel bir boyuta dönüşmüştür.

Köy örneği verelim.

Bir köyün ortak malları nelerdir?

Okul, cami, pınar, dere, yaylak, otlak, baltalık gibi yerler.

Bunlar köyün ortak sahip olduğu yerlerdir.

Herkes bunları kullanabilir.

Hiç kimse buraları sadece bana aittir diyemez.

Köyden biri çıkıp şöyle dese, “Bu yerler bana aittir, kim kullanmak istiyorsa bana gelecek izin alacak veya bir miktar ücret verecek öyle kullanacak.”

Köy ahalisi bu adamı ne yapar?

Tekme tokat kovar ya da ciddiye almadan işlerine devam ederler.

Küçük bir köyde bunlar oluyorsa küresel bir köye dönen dünyada bunlar olmaz mı? Olur.

Küresel köyün din tüccarları da böyledir.

Herkesin sahip olduğu din ve ahlaki değerleri kendi mal varlıkları arasında gösterirler.

Sonra buna birtakım insanları inandırırlar.

Onları ikna ettikten sonra bu değerlerin satışına başlarlar.

Bu tüccarlar tek tip değildir.

Kimisi sakallı, kimisi kravatlı, kimisi de papyonludur.

Kimisi imam, vaiz, öğretmendir.

Kimisi işadamı, tüccar ve esnaftır.

Kimisi de bürokrat, memur ve siyasetçidir.

Hepsinin ortak özelliği ise aldatmaktır.

*

Türkiye'nin Beyrut Büyükelçisi Çağatay Erciyes, Arapça yayın yapan En-Nahar gazetesinde “Uluslararası toplum Türkiye'deki olayları doğru okuyor mu?” başlıklı bir makale kaleme almış.

FETÖ için “Türk devleti içindeki Truva atıdır” demiş.

1980'li yıllardan itibaren çalıştığını okul, banka, medya kuruluşları ve ticari şirketleriyle beraber 150 milyar dolardan fazla bir ekonomik yapıyı yönettiğini söylemiş.

Truva atı, Yunanlı komutan Odysseus'un Truva surlarını aşmak ve şehre gizlice girmek için yaptırdığı ve içinde askerlerin gizlendiği tahtadan at maketidir.

Tarihi biraz karıştırırsak Anadolu topraklarında Truva atı bitmez.

Bu topraklardan boşuna Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veliçıkmamış.

İnsan sevgisi, hoşgörü ve saygı tohumları ekiliyorsa eğer bir yerlere.

Oralarda onlar en çok istismar edildiği içindir.

*

Devletin içindeki Truva atlarından birini yakaladık.

Bitti mi?

Yazının tamamı için tıklayın


Bu haber için yorum yapmak istiyorum!




İbrahim Ethem Gören
İbrahim Ethem Gören
00:01, 10 Temmuz 2016 Pazar
  Ramazan-ı Şerif, Kur’an-ı Kerim ayı... Kur’an-ı Kerim, malum olduğu üzere Kadir gecesinde Sevgili Peygamberimize (sav) inzal edilmeye başlandı. O gün bugündür Hira Dağı’nda “ İkra bism-i rabbi-kellezî halak . /Yaratan...
Mahmut Çetin
Mahmut Çetin
00:01, 10 Temmuz 2016 Pazar
1.Türk Yurdu dergisi ve Gönüllerde Birlik Vakfı   İstanbul ’dan memleketim Ankara ’ya taşındım. Ankara ve İstanbul ilişkileri birbirinden çok farklı. Artık daha fazla kitaplarla birlikte olabiliyorum. Aslında sadece kitaplarla değil...
Safa Mürsel
Safa Mürsel
00:00, 10 Temmuz 2016 Pazar
Tarihte pek yabancısı olmadığımız, ama aşmasını bildiğimiz gerilimli bir süreçten geçiyoruz. Bir asır önceki savaş, devlet ve millet olma bilincimizi tahribe çalışıyordu. Siyaseten kısmi sonuç alsa da, bizi var eden tarih...
Prof Dr Mehmet Sabri Çelik
Prof Dr Mehmet Sabri Çelik
10:34, 14 Haziran 2016 Salı
Ülkemizde üniversitelerimiz acilen kaliteli bilim yapma ve bilgi üretmede dünya ve Avrupa ile entegreolmalıdır. Buna zemin hazırlayan araştırma destek programları marifetiyle projeler üretilmelidir. İTÜ’nin yeni dönem rektör adayı olarak, AB...
Dr Mustafa Bilal Alkan
Dr Mustafa Bilal Alkan
16:13, 25 Nisan 2016 Pazartesi
  Geçtiğimiz hafta 10 Ekim “Dünya Ruh Sağlığı Günü”ydü. Şöyle bir söz vardır bilirsiniz sizler de; “İnsanlar para kazanmak için önce sağlıklarını harcarlar sonra sağlıklarını kazanmak için paralarını harcarlar.” Bütünsellik içinde sağlığımız;...
Ayşen Laçinel
Ayşen Laçinel
15:03, 28 Mart 2016 Pazartesi
Farkındalık ve algı yönetimini değerlendiren AL Danışmanlık Genel Müdürü, Marka Yönetimi ve İnsan Kaynakları Danışmanı Ayşen Laçinel, “Kişinin önce kendi farkındalığını ve yarattığı algının farkındalığını görmesi, hemen ardından hedeflediği...
Salim Ünsal
Salim Ünsal
15:30, 25 Mart 2016 Cuma
YGS sonuçlarına puan ve sıralama değerleri üzerinden ayrı ayrı bakmak ve değerlendirmeyi bu iki sayısal veri üzerinden yapmak doğru olacaktır. Puan olarak sonuçları incelediğimizde 2015 yılından çok uzaklaşmış puanlar görmedik. Genel olarak...
Yücel Oğurlu
Yücel Oğurlu
00:09, 17 Mart 2016 Perşembe
Çocuk yıllarımızın geçtiği 70`li yıllarda, hayata yeni atılacak gençlere, hiçbir iş bulamayanlara veya işleri bozulup bütün ümidini yitirenlere `pazarda limon tezgahı aç` veya `ayaküstü limon sat geçimini sağla, kimseye muhtaç olma` denilirdi....
Yaprak Veziroğlu
Yaprak Veziroğlu
14:22, 20 Ocak 2016 Çarşamba
Tüm anne babalar çocuklarının başarılı olmasını isterler. Onlar için birer gelecek planı hazırlarlar. Çoğunlukla en az kendi ulaştıkları hedefler, hatta daha iyisi arzulanır. Bazen de ulaşamadıkları hedeflere çocuklarının vasıtasıyla ulaşmak...
Ahmet Serin
Ahmet Serin
15:31, 14 Aralık 2015 Pazartesi
  Yaşadığımız dünya, her şeyin bozulduğu bir dünya. Önce insanlar bozuldu, sonra çağ ve sonra bozulan insanların elinin değdiği her şey… Oysa inancımız bize, her şeye saygı duymayı, her şeyle barışık yaşamayı öğütlüyor. Bir şey neyse, o...
M Celaleddin Gökçek
M Celaleddin Gökçek
11:22, 23 Ekim 2015 Cuma
Adı Fuzulî kendi hakikatli olan bir “bilen” zat ile başlayalım; Mah-ı Muharrem oldu, meserret haramdır, Matem bugün şeriate bir ihtiramdır. Okuyana da soralım, kimlerdensiniz diye; Batıla...
Ahmet Beyazgül
Ahmet Beyazgül
14:50, 11 Ekim 2015 Pazar
1976 yılında Uşak'ta okurken komünistlerin kaldığı bir yurt vardı. Bütün eylemler bu yurtta organize edilirdi. Uşak'ın en işlek caddesi olan İsmetpaşa Caddesi'nde haftada en az bir iki yürüyüş yaparlardı. Kaldığımız yurdun yemekhanesinin...
Salih Ünüvar
Salih Ünüvar
10:01, 24 Aralık 2015 Perşembe
ÇOCUK Kara kaşlı kara gözlü bir çocuk Oyun oynamakta sokakta Kimi zaman top peşinde koşmakta Kimi zaman da kaçanı kovalamakta Gülüyor, mutlu, yok derdi Çocuğu gören bir adam geldi Okşadı çocuğun başını, onu sevdi Ona çeşitli hediyeler...
Ünal Şahin
Ünal Şahin
11:55, 28 Ağustos 2015 Cuma
Hopa Sel Felaketine Farklı Bir Açıdan Bakış Öncelikle şunu belirtelim ki; Yüce Allah, bu güzel vatanımızı her türlü semavive arazi afetlerden muhafaza etsin. Artvin ili ve ilçelerinde bu selden dolayı hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet,...
Elif Ekşi Zorer
Elif Ekşi Zorer
11:59, 18 Eylül 2015 Cuma
  Geçen gün mesaj kutuma düşen bir mail yüreğimde uyumaya mahkûm edilmiş bazı hislerimi uyandırdı. Aynen şöyle yazıyor; " Elif hanım, yazılarınızı uzun zamandır takip ediyorum, bir bayan olarak siyasi konularda fikrinizi merak...
Tülay Demircan Koyuncu
Tülay Demircan Koyuncu
11:01, 13 Ekim 2015 Salı
 Kim olursa olsun Ne sebepte olursa olsun Terörün yüzü "kara"dır. Yürekler yanar, analar ağlar, ateş düştüğü yeri yakar. Bir oyun oynanmakta. Amacın ne olduğu açıkça görülmektedir. Vatanımızı kana bulamak, kardaşı kardaşa kırmak. Bu oyunlar...
Faysal İnci
Faysal İnci
14:37, 10 Temmuz 2015 Cuma
Çin'le 24 yıllık iş ilişkileri bulunan ve toplamda 8 yıl bu ülkede ikamet eden bir kişi olarak son dönemlerde yoğun olarak gündeme gelen Çin ve Uygur bölgesi ile ilgili kanaatlerimi paylaşmayı arzu ediyorum  Öncelikle Doğu Türkistan tarihinden...
Bahadır Gürler
Bahadır Gürler
11:14, 11 Ocak 2016 Pazartesi
Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde ‘soytarı’ kelimesinin mânâsı “ Söz ve davranışlarıyla halkı güldürüp eğlendiren kimse, maskara” olarak ifade edilmiştir; hakaret içermeyen bir kelimedir denebilir. Binâenaleyh, eski zamanların hilâfına...