Yazarlar

Yaşar Süngü
Yaşar Süngü
Sokakta su satan kızdan şirket CEO’suna ders!
15:40, 21 Ağustos 2016 Pazar

gezen mi bilir çok okuyan mı” tarzında meşhur bir tartışma konumuz vardır.

Hangisinin daha çok bildiği konusuna girmeyiz de bilmeyiz de.

Yalnız çok bilgi ve deneyimin gezene ve okuyana göre değiştiğini biliriz.

Arı gibi her çiçekten bal üretmeye çabalayan insanları da sinek gibi her yerde pislik arayan insanları da biliriz.

Yani her şey insan da bitiyor.

*

İnsanoğlu alışkanlıklara çok çabuk esir olur.

Çünkü alışkanlıklarda hissedilir bir güven vardır, risk yoktur ama kazanç da yoktur.

Alışkanlıklar insana farklı bir yol arama ihtiyacı hissettirmez.

Körlükten kurtulamadığın için seçtiğin yoldan başka bir yol olmadığını sanırsın.

Siyasal partiler, spor kulüpleri, cemaatler, sivil toplum kuruluşları alışkanlıkların edinildiği, at gözlüğü satan en meşhur yerlerdir.

*

Oysa renkler nasıl siyah ve beyazdan ibaret değilse, hayat da tek pencereli değildir.

Çok katlı apartman gibidir hayat.

Ve her pencereden farklı bir dünya görünür.

Hep aynı pencereden bakmaya devam edersen hep aynı şeyleri görürsün.

Üretemezsin, yenilenemezsin, bir müddet sonra da bunlara ihtiyaç bile duymazsın.

*

Gelelim konumuza.

Bir şirketin CEO'su trafikte su satan çocuktan ne öğrenebilir?

Çok şey.

İstanbul'da sokakta su satan kız çocuğundan etkilenen şirket sahibi onu deneyimlerini anlatması için şirkete davet etmiş.

Bu 13 yaşındaki kızın adı Gülru. Cimri.com CEO'su Serkan Koç sokakta su satarken görmüş ve ondan alacağı dersler olduğunu düşünmüş.

Serkan Koç linkedin hesabından paylaştığı yazısında aldığı dersi şöyle anlatıyor:

“Gülru'nun cadde'de su satmaya başladığı gün işe başlamışım. Gülru'yu cadde üstüne koyduğu suları satarken görüp bir kaç su aldım.

Camdan bakarken Gülru'nun sürekli aynı motivasyonla (iki ışık arasında gücünü toplayarak) kırmızı ışıkta su satmasına tanık oldum.

Sapık gibi görünmemek için Ezgi ismindeki çalışma arkadaşımdan ofise davet etmesini rica ettim.

*

Gülru geldi ve anlatmaya başladı:

Biz 4 kardeşiz. Babamın tekstil işinden kalan penyeleri Metro'da satıyorduk. Kendimize “5 Lira sigaradan ucuz” sloganını bulmuştuk.

(Hedef kitlesinin anladığı dilden konuşmuş)

Midye satan biri su satıyordu. O 1 hafta tatile gidince su satmaya başladık. Sonra midyeci geldi ve bizi kovdu.

O Metro koridorunda satıyordu.

Aklıma girişe gitmek geldi. Böylece hem çıkanlara hem de girenlere ilk biz satış yapıyorduk.

(Rekabette tıkanmış ve yeni ve daha iyi bir yol bulmuş)

Bunu gören Midyeci yeğeni ve 1 arkadaşını çağırıp onların sattığı yerde su sattırmaya ve Gülru'lara sataştırmaya başlamış. (Onlar yine yılmamış.)

2 kardeşi penye'ye dönmüşler. Gülru Atatürk Caddesi Kozyatağı girişinde evlerine yakın yerde su satmaya başlamış.

'Neden' dediğimde öncelikle güvenlik, 'eve yakınım' dedi ama en önemlisi su ısınmasın diye ablası sürekli su tedariki sağlıyormuş.

(Tedarik'in zamanlaması ve ürüne göre soğuk veya taze olması önemli)

Caddede satarken yayalar çok su almıyormuş ama arabada olanların uzun süre sıcaktan bunaldığını düşünerek arabalara satmaya başlamış.

Zaman içinde ki, 2 haftada 'hangi araba su alır? suratında yorgunluk olan mı alır yoksa sakin olan mı alır'a göre gideceği arabayı önceliklendirerek daha fazla satış yapmaya başlamış.

(segmentasyon yapmış ve ihtiyaç anını tespit etmiş.)

Cuma günü çok önemliymiş. Cuma namazından sonra herkes ya yardım amaçlı ya da cuma namazı sonrası susuz kaldıkları için su alıyormuş.

O yüzden bu saatte çok çalışıp tüm gün sattığımı 1 saatte satıyorum diyor.(rekabet avantajını sağladığı anda tüm enerjisiyle maximum fayda sağlıyor)

*

Gülru'ya bunları yazıp hazırlar bize pazartesi anlatır mısın dedim. “Bilgisayar vardı ama kırıldı tamirde kağıda yazsam olur mu” dedi. “Tabi” dedim.

“Siz şimdi bunu neden yapıyorsunuz ki?” dedi.

“İnsanlar büyüyünce deneyimlerinden dolayı maalesef çaresizlik üzerlerine yapışıyor.

Sen yılmadan önündeki engelleri aşmışsın, bunları görüp biz de senin gibi olmaya çalışabiliriz” dedim.

“Ayrıca deneyim satmak daha değerlidir. Sen bunu bize anlatınca tüm günde kazandığından çok fazla parayı kazanabiliyorsun” dedim.

(Günde 70 TL kazanmak için 70 Tane su satıyor)

Neyse ki ikna oldu.

Çok uzatmayayım. Gülru bize geldi ve deneyimlerini aktardı.

Yaşı tutsa kesin birlikte çalışmak isterdim.

Gülru'ya ekip olarak bir notebook hediye ettik.

Bence değerliydi. Ne dersiniz?

YAZININ TAMAMI İÇİN...


Bu haber için yorum yapmak istiyorum!




İbrahim Ethem Gören
İbrahim Ethem Gören
00:01, 10 Temmuz 2016 Pazar
  Ramazan-ı Şerif, Kur’an-ı Kerim ayı... Kur’an-ı Kerim, malum olduğu üzere Kadir gecesinde Sevgili Peygamberimize (sav) inzal edilmeye başlandı. O gün bugündür Hira Dağı’nda “ İkra bism-i rabbi-kellezî halak . /Yaratan...
Mahmut Çetin
Mahmut Çetin
00:01, 10 Temmuz 2016 Pazar
1.Türk Yurdu dergisi ve Gönüllerde Birlik Vakfı   İstanbul ’dan memleketim Ankara ’ya taşındım. Ankara ve İstanbul ilişkileri birbirinden çok farklı. Artık daha fazla kitaplarla birlikte olabiliyorum. Aslında sadece kitaplarla değil...
Safa Mürsel
Safa Mürsel
00:00, 10 Temmuz 2016 Pazar
Tarihte pek yabancısı olmadığımız, ama aşmasını bildiğimiz gerilimli bir süreçten geçiyoruz. Bir asır önceki savaş, devlet ve millet olma bilincimizi tahribe çalışıyordu. Siyaseten kısmi sonuç alsa da, bizi var eden tarih...
Prof Dr Mehmet Sabri Çelik
Prof Dr Mehmet Sabri Çelik
10:34, 14 Haziran 2016 Salı
Ülkemizde üniversitelerimiz acilen kaliteli bilim yapma ve bilgi üretmede dünya ve Avrupa ile entegreolmalıdır. Buna zemin hazırlayan araştırma destek programları marifetiyle projeler üretilmelidir. İTÜ’nin yeni dönem rektör adayı olarak, AB...
Dr Mustafa Bilal Alkan
Dr Mustafa Bilal Alkan
16:13, 25 Nisan 2016 Pazartesi
  Geçtiğimiz hafta 10 Ekim “Dünya Ruh Sağlığı Günü”ydü. Şöyle bir söz vardır bilirsiniz sizler de; “İnsanlar para kazanmak için önce sağlıklarını harcarlar sonra sağlıklarını kazanmak için paralarını harcarlar.” Bütünsellik içinde sağlığımız;...
Ayşen Laçinel
Ayşen Laçinel
15:03, 28 Mart 2016 Pazartesi
Farkındalık ve algı yönetimini değerlendiren AL Danışmanlık Genel Müdürü, Marka Yönetimi ve İnsan Kaynakları Danışmanı Ayşen Laçinel, “Kişinin önce kendi farkındalığını ve yarattığı algının farkındalığını görmesi, hemen ardından hedeflediği...
Salim Ünsal
Salim Ünsal
15:30, 25 Mart 2016 Cuma
YGS sonuçlarına puan ve sıralama değerleri üzerinden ayrı ayrı bakmak ve değerlendirmeyi bu iki sayısal veri üzerinden yapmak doğru olacaktır. Puan olarak sonuçları incelediğimizde 2015 yılından çok uzaklaşmış puanlar görmedik. Genel olarak...
Yücel Oğurlu
Yücel Oğurlu
00:09, 17 Mart 2016 Perşembe
Çocuk yıllarımızın geçtiği 70`li yıllarda, hayata yeni atılacak gençlere, hiçbir iş bulamayanlara veya işleri bozulup bütün ümidini yitirenlere `pazarda limon tezgahı aç` veya `ayaküstü limon sat geçimini sağla, kimseye muhtaç olma` denilirdi....
Yaprak Veziroğlu
Yaprak Veziroğlu
14:22, 20 Ocak 2016 Çarşamba
Tüm anne babalar çocuklarının başarılı olmasını isterler. Onlar için birer gelecek planı hazırlarlar. Çoğunlukla en az kendi ulaştıkları hedefler, hatta daha iyisi arzulanır. Bazen de ulaşamadıkları hedeflere çocuklarının vasıtasıyla ulaşmak...
Ahmet Serin
Ahmet Serin
15:31, 14 Aralık 2015 Pazartesi
  Yaşadığımız dünya, her şeyin bozulduğu bir dünya. Önce insanlar bozuldu, sonra çağ ve sonra bozulan insanların elinin değdiği her şey… Oysa inancımız bize, her şeye saygı duymayı, her şeyle barışık yaşamayı öğütlüyor. Bir şey neyse, o...
M Celaleddin Gökçek
M Celaleddin Gökçek
11:22, 23 Ekim 2015 Cuma
Adı Fuzulî kendi hakikatli olan bir “bilen” zat ile başlayalım; Mah-ı Muharrem oldu, meserret haramdır, Matem bugün şeriate bir ihtiramdır. Okuyana da soralım, kimlerdensiniz diye; Batıla...
Ahmet Beyazgül
Ahmet Beyazgül
14:50, 11 Ekim 2015 Pazar
1976 yılında Uşak'ta okurken komünistlerin kaldığı bir yurt vardı. Bütün eylemler bu yurtta organize edilirdi. Uşak'ın en işlek caddesi olan İsmetpaşa Caddesi'nde haftada en az bir iki yürüyüş yaparlardı. Kaldığımız yurdun yemekhanesinin...
Salih Ünüvar
Salih Ünüvar
10:01, 24 Aralık 2015 Perşembe
ÇOCUK Kara kaşlı kara gözlü bir çocuk Oyun oynamakta sokakta Kimi zaman top peşinde koşmakta Kimi zaman da kaçanı kovalamakta Gülüyor, mutlu, yok derdi Çocuğu gören bir adam geldi Okşadı çocuğun başını, onu sevdi Ona çeşitli hediyeler...
Ünal Şahin
Ünal Şahin
11:55, 28 Ağustos 2015 Cuma
Hopa Sel Felaketine Farklı Bir Açıdan Bakış Öncelikle şunu belirtelim ki; Yüce Allah, bu güzel vatanımızı her türlü semavive arazi afetlerden muhafaza etsin. Artvin ili ve ilçelerinde bu selden dolayı hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet,...
Elif Ekşi Zorer
Elif Ekşi Zorer
11:59, 18 Eylül 2015 Cuma
  Geçen gün mesaj kutuma düşen bir mail yüreğimde uyumaya mahkûm edilmiş bazı hislerimi uyandırdı. Aynen şöyle yazıyor; " Elif hanım, yazılarınızı uzun zamandır takip ediyorum, bir bayan olarak siyasi konularda fikrinizi merak...
Tülay Demircan Koyuncu
Tülay Demircan Koyuncu
11:01, 13 Ekim 2015 Salı
 Kim olursa olsun Ne sebepte olursa olsun Terörün yüzü "kara"dır. Yürekler yanar, analar ağlar, ateş düştüğü yeri yakar. Bir oyun oynanmakta. Amacın ne olduğu açıkça görülmektedir. Vatanımızı kana bulamak, kardaşı kardaşa kırmak. Bu oyunlar...
Faysal İnci
Faysal İnci
14:37, 10 Temmuz 2015 Cuma
Çin'le 24 yıllık iş ilişkileri bulunan ve toplamda 8 yıl bu ülkede ikamet eden bir kişi olarak son dönemlerde yoğun olarak gündeme gelen Çin ve Uygur bölgesi ile ilgili kanaatlerimi paylaşmayı arzu ediyorum  Öncelikle Doğu Türkistan tarihinden...
Bahadır Gürler
Bahadır Gürler
11:14, 11 Ocak 2016 Pazartesi
Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde ‘soytarı’ kelimesinin mânâsı “ Söz ve davranışlarıyla halkı güldürüp eğlendiren kimse, maskara” olarak ifade edilmiştir; hakaret içermeyen bir kelimedir denebilir. Binâenaleyh, eski zamanların hilâfına...